Cesaret’in Tılsımı Kolye
“Cesaretin Mührü”
Cesaret, yalnızca ileri atılmak değil; karanlıkta kandil olmak, hakikatin önünde siper olmaktır. Bu tılsımı taşıyan kişi:
— Kelamıyla titretir,
— Bakışıyla sarsar,
— Sükûtu ile dahi kalplere hükmeder.
Zira bu sır, korkunun çöktüğü gönüllere rahmet gibi iner.
Onu taşıyan kişi; sıradanlığın zincirlerini kırar, heybetle yürür, azametle görünür.
Zulme karşı eğilmez, belirsizlikte geri durmaz.
İşte bu hâl; kişiye vakarı, sözüne tesiri, simasına ise nur katar.
Cesur olanın:
— Simasında tanınmaz bir parıltı,
— Omzunda görünmeyen bir taht,
— Sözlerinde ise ilahî bir mühür belirir.
Korkak bir yürek ne iz bırakır, ne izzet taşır…
Ama bu tılsımı taşıyan kişi, yankı olur sesiyle, efsane yazar adımıyla.
Ve bilhassa:
Toplumda konuşmaktan çekinen,
Söze gelince dili tutulan,
Utanıp içine kapanan nice gönül,
Bu tılsımla derin bir dönüşüm yaşar.
Zira bu mühür, sadece cesareti değil;
— Kendini ifade gücünü,
— Toplum önünde duruşu,
— Ruhun perdesini aralayan sırrı da taşır.
Bu tılsımı kuşanan:
Heybet bulur,
Azametle yürür,
Ve unutulmaz olur.
Çünkü cesaret; korkaklara değil, gönlü arınmışlara nasip olan bir ilahî niyazdır.





